BİLMEDEN NARSİST YETİŞTİRMEK
Ebeveynlik uzmanları, bu 2 hatayı yapan ebeveynlerin narsist çocuklar yetiştirme olasılığının daha yüksek olduğunu söylüyor.
Narsisistik kişilik bozukluğunu inceleyen sinirbilimciler, bir çocuğun aile dinamiğinin, yetişkinlikte üstünlük, büyüklük, yetki ve empati eksikliği gibi narsisistik eğilimlerin en önemli yordayıcılarından biri olduğunu bulmuşlardır.
Açık olmak gerekirse, çocuklar ve ergen dönemi gençler, doğal ve içgüdüsel olarak narsist değil, daha bencildir, çünkü zihinleri hala gelişmektedir. Bu nedenle, duygusal düzenleme ve empati gibi önemli becerileri öğrenene kadar kendilerinin daha az farkında olmaları normaldir.
Araştırmacılara göre, bu iki zararlı hatayı yapan ebeveynlerin ise narsist çocuklar yetiştirme olasılığı daha yüksektir:
1- Kendi olumsuz davranışlarınızı kabul etmemek
Çocuklar gözlemleyerek ve yansıtarak öğrenirler, bu da sizin olumsuz eylemlerinizi benimseyebilecekleri anlamına gelir. Diyelim ki bir lokantaya gittiniz ve garson arkadaş siparişinizi yanlış getirdi. Durumu zarafetle ele almak yerine garsonu aşağılayıp tüm hiddetinizle kendisine bağırdınız.
Çocuğunuz hemen yanınızda ve pür dikkat sizi izliyor. Üstelik tepki verme şeklinizin de doğru ya da iyi olduğunu düşünüyor. Çünkü siz bir rol modelsiniz, bir çocuk için anne ve baba asla yanlış yapmaz. Uzmanlar, çocuklarınıza duygusal zekanın (veya EQ’nun) neye benzediğini, özellikle de empati bileşenini öğretmenin ve göstermenin önemini vurguluyor.
Bunu başlamanın iyi bir yolu, nasıl hissettiklerini anlamalarına yardımcı olmaktır. Yaşadıklarından şüphelendiğiniz tuhaf duyguya bir isim koyun. Örneğin: Eğer bir arkadaşı çocuğunuza baskı uygulamışsa, “Arkadaşının yaptıklarından dolayı incinmiş veya hayal kırıklığına uğramış hissediyor musun?” gibi sorular sorun. EQ uygulamak, duygularını ifade etmelerini ve gelecekte başkalarının nasıl hissettiğine dikkat etmelerini kolaylaştıracaktır.
2- Çocuğunuzun duygularını yansıtmamak veya onaylamamak
Uzmanlara göre eğer çocuğunuzun duygularını utandırır, dikkatini dağıtır veya görmezden gelirseniz, aslında onlara hissettiklerinin yanlış olduğunu öğretirsiniz.
Sonuç olarak, davranışlarını düzenlemekte zorlanacaklar, bu da yaşları ilerledikçe bir dizi soruna yol açabilecek, bağımlılık gibi uyuşturma davranışlarından tutun da yaygın bir narsisistik özellik olan büyüklenmecilik gibi koruyucu davranışlara kadar pek de tasvip edilmeyen davranışlar sergilemesine sebebiyet verecektir.
Yine uzmanlarca yapılan ileri düzey araştırmalar ise narsist bireylerin iç benliklerinin temelinde utanç, güvensizlik ve korkunun yattığını da ortaya çıkarmıştır.
Yansıtma, çocuğunuzun duygu durumunun tam da olduğu yerde buluşmanızı ve duygularını etiketlemenize yardımcı olmanıza yardımcı olacaktır. Duygularını doğrulamak ve duygu durumunu beraber konuşmak, onun hissettiklerinin makul olduğunu bilmelerini sağlamak anlamına gelir.
Uzmanlar bu durumu daha iyi aydınlatmak adına şöyle bir örneklem kullanabiliyorlar. Çocuğunuzu okuldan aldığınızı hayal edin. Arabanın kapısını sertçe açtı ve öfleyerek oturduktan hemen sonra kızgın bir yüzle kapıyı çarptı. Kötü bir davranış gösterdiğini düşünebilirsiniz ancak kötü bir tavır sergiledikleri için onu utandırmak yerine, “Okulda berbat bir gün geçirmişsin gibi görünüyor! Ne oldu?” gibi bir cümle ile iletişime başlamak onun rahatlamasının ve tüm hikayeyi dökülmesinin kapılarını açabilir. Size ne olduğunu anlattıktan sonra, onu doğrulayın ve “Bu hiç hoş değil. Neden üzgün olduğunu anlayabiliyorum.” ifadesini kullanın. Bu, onların duygusal tepkilerine katıldığınız veya katılmadığınız anlamına gelmez. Sadece nasıl hissettiklerinin kabul edilebilir olduğunu bilmelerine izin verdiğiniz anlamına gelir. Emin olun zamanla, kendi duygularına güvenmede daha iyi olacaklar.
Uzmanlar önemle uyarıyor; Çocuğunuz istediğini alamadığından dolayı AVM’de ya da toplum içinde bir çeşit nöbet geçiriyorsa, bunun olmasına asla izin vermeyin. Bu gibi durumlarda aşırı tepkiler vererek çocuğunuzu utandırmanıza gerek yok ancak ne olursa olsun kendisiyle konuşmalı ve onu bu durumdan kurtarmanız gerekiyor. Bu durum için bir yol haritası belirleyen uzmanlara göre; Üç soru sorarak başlayın: “Ne oldu?” “Nasıl hissediyorsun?” “Verdiğin tepkiler karşısında diğer insanların nasıl hissettirdiğini düşünüyorsun?”
Bu sorular ile beraberinde gelişen iletişim sayesinde, çocuğunuzun duygusal işlev bozukluklarını kabul etmek ya da görmezden gelmek yerine, EQ oluşturmak için gerekli olan empati, sosyal farkındalık ve duygusal düzenleme becerilerini esnetmelerine yardımcı oluyorsunuz.
Ebeveyn Uzmanlarının bu konuda en sık aldıkları soru şu, “Çocuğumun narsistik davranışlar gösterdiğini nasıl anlarım?” Yapabileceğiniz çeşitli testler var. Birlikte izlediğiniz bir film veya birlikte okuduğunuz bir kitap sırasında kahramanlardan birine kötü bir şey olursa, çocuğunuza bu karakterlerin neler hissedebileceklerini sorun. “Üzgün veya kızgın hissediyorlar” diyorlarsa, çocuğunuzun EQ seviyesi doğru yolda demektir. Ama patlarlarsa veya karakterlerin nasıl hissettiklerini umursamadıklarını söylerlerse, narsisizmle mücadele için yapacaklarınızın olduğunu anlamanız gerekiyor. Çocuğunuzun narsistik eğilimleri olduğundan endişeleniyorsanız ve onlara yardım etme becerileriniz olduğunu hissetmiyorsanız, kişilik bozuklukları konusunda uzmanlaşmış bir terapist veya danışmanla çalışma konusunda hiç şüpheniz olmasın.
Narsistik davranışlar genellikle çocuklukta öğrendiğimiz alışkanlıklardır ve zamanında doğru adımlar ile kolayca düzeltilebilirler.
Fark
Yorum Yap